CLICK HERE FOR FREE BLOG LAYOUTS, LINK BUTTONS AND MORE! »

2 Temmuz 2012 Pazartesi

İzmir'den İstanbul'a Dönüş



Aslında döneli bir kaç gün oldu. Aklımda olduğu için gecikmelide olsa dönüş başlıklı bir yazı yazmalıydım. 
Yolculukları hiç sevmiyorum. Beş senedir, senede 6-7 kere mecburen otobüs yolculuğu yapıyorum. Sürekli arkamda özlemler bırakarak... Artık işin bu boyutunu geçtim, korkuyorum. Ciddi ciddi 9 saat boyunca hiç gözümü kırpmıyorum. Günler önceden stresi sarıyor. Bu kadar sık ve uzun süredir yapılan yolculuklar alışılmışlıktan daha çok korku veriyor.
Gözümün önünde gittikçe prestiji düşen bir firma var "Kamil Koç". Sürekli yolculuk yaptığım için YolKart edindim bu firmadan. Puan birikiyor bu karta bedava gidişler sağlanabiliyor böylece. Belki de tek avantajı bu benim için. 4 sene önce Isparta-İstanbul arası en iyi otobüs firması derdim ama artık ne oldu bilinmez seviyesi gittikçe düştü. Bizzat şahit oldum bu düşüşe. Bir zamanlar " Efendim", "Siz" diye hitap eden muavinler artık yolcuyu önemsemiyor bile, öyle ki su istediğinizde suratları asılıyor. Sanıyorum işlerini şöförün yanında oturmak zannediyorlar. 
Aslında benim derdim şoförlerle sanki insan değil yük taşıyorlar! Hız sınırının üzerinde seyrettiklerini hepimiz biliyoruz zaten... Buna bile alıştık, ama o sollamalar, tırları silme geçmeler, ani ve uzun frenler... Isparta-İstanbul hattında bir sorun var sanırdım ama değilmiş. Puanlarım biriktiği için İzmir dönüşü yine bu firmadan aldım bileti. Puanımla ilgili bir sorunum oldu online hizmette yetkili kişi suratıma pencereyi kapattı sorunumu çözemeyince! 444' lü danışma hattı, -danışamama hattı demek daha doğru olur- lafı dolandırarak resmen bilmediğini söyledi! En sonunda terminali aradım sorunum böylece çözüldü... Bu şekilde yolculuğa çıktım. Kazanın eşiğinden döndüğümüz bir sırada tutamadım kendimi yüksek sesle kızdım şoföre, yolcuların hepsi bana bakmakla yetindi. Evet sadece herkes dönüp kim bu konuşan diye baktı. Trajikomik gerçekten, bir kişi daha çıkıp canı adına konuşmadı "İnsan taşıyorsunuz" sözlerime dönüp bakarken insan olup olmadıklarını mı düşündüler artık bilmiyorum...
Çok kızdım gerçekten çok... Aslında firmadan çok insanlara kızdım ben, otobüsteki yolcuları şöyle bir sarsmak geldi içimden. Canını bile savunamayan bir millet olmuşuz, kimden hakkını savunmasını, konuşmasını, kendisini ezdirmemesini istiyoruz ki?...

4 yorum:

Tatlı Kiraz dedi ki...

bende sevmem yolculuklari ve maalesef 4,5 saatlik ucak yolculuklarim oluyor cok sık
blogunu begendim yazilarini bazilarini okudum takibe aldim
banada beklerim
sevgiler
http://tatlikiraz.blogspot.nl/

Sevil Aslan dedi ki...

Hergun olan bu kazalar söförlerın insan canı taşıdıklarını unuttuklarından oluyor malesef..Bizim insanımız başta konusmaz kaza olur sonra konusur canım çok üzücü ama gerçek ..

neyapsamne dedi ki...

Hoşgeldiniz :) yorum için teşekkürler bende takipteyim :).

neyapsamne dedi ki...

Evet malesef öyle... Keşke herkes farkına varabilse...
Çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için :)

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...